Ölüm oranı (mortalite), belirli bir sürede ölen balıkların, o sürenin başındaki balık sayısına yüzde olarak oranıdır. Balık çiftliğinde üç ölçü birlikte izlenir: günlük ölüm oranı, dönem boyunca biriken kümülatif ölüm oranı ve bunun tersi olan yaşama oranı. Üçü de aynı ham veriye dayanır: her kafes için her gün sayılan ölü adedi.
Günlük ölüm oranı nasıl hesaplanır?
Günlük ölüm oranı (%) = o gün ölen balık sayısı ÷ günün başındaki canlı balık sayısı × 100
- Günün başındaki canlı sayı: bir önceki günün kapanış adedi; o günün ölüsü, hasadı ya da aktarması düşülmeden önceki değer.
- Ölü sayısı: o gün kafesten toplanan ölü balıkların sayısı.
Paydayı doğru seçmek önemlidir. Her gün stoklama adedini payda olarak kullanırsanız, aylar içinde balık sayısı azaldıkça günlük oran olduğundan düşük görünür. Günlük oranı her zaman o günün başındaki canlı sayıya göre hesaplayın.
Kümülatif ölüm oranı ve yaşama oranı nasıl hesaplanır?
Kümülatif ölüm oranı (%) = dönem boyunca ölenlerin toplamı ÷ dönem başındaki adet × 100
- Dönem başındaki adet: dönemin ilk günü kafesteki balık sayısı. Dönem içinde kafese başka birimden balık girdiyse giren adedi de ekleyin.
- Yaşama oranı (%) = 100 − kümülatif ölüm oranı.
FAO'nun yetiştiricilik eğitim kılavuzu yaşama oranını, dönem sonunda birimde kalan balıkların başlangıç adedine yüzdesi olarak tanımlar: 1.200 balıkla başlayıp 1.175 balıkla biten bir dönemde yaşama oranı %97,9, ölüm oranı %2,1'dir. Bu kısa yol yalnız dönem içinde hasat, satış ya da başka kafese aktarma yoksa doğrudur. Çıkış varsa kalan adedi değil, ölü toplamını esas alın.
Günlük oranları toplayarak kümülatif oranı bulmaya çalışmayın. Her günün paydası bir öncekinden biraz küçük olduğu için toplam, gerçek değerden biraz yüksek çıkar. Ölü adetlerini toplayıp dönem başındaki adede bölmek hem daha kolay hem doğrudur.
Bir kafeste hesap nasıl yapılır?
Örnek kafes, 30 günlük dönem (değerler örnektir)
- Dönem başında kafeste 40.000 balık var. 30 gün boyunca toplam 1.200 ölü kaydedilmiş; hasat ya da aktarma yok.
- Kümülatif ölüm oranı = 1.200 ÷ 40.000 × 100 = %3,0.
- Yaşama oranı = 100 − 3,0 = %97,0; kafeste 40.000 − 1.200 = 38.800 balık kalmıştır.
- İlk 14 günde 440 ölü toplanmış, yani 15. günün başında canlı sayı 39.560'tır. O gün 52 ölü toplanmış: günlük ölüm oranı = 52 ÷ 39.560 × 100 = %0,13.
- O günkü ortalama gramaj 148 g ise ölü ağırlığı = 52 × 148 ÷ 1000 = 7,7 kg.
Kafes 30 günde stokunun %3,0'ını kaybetmiştir; 15. günde ölen 52 balık stokun %0,13'üne, yaklaşık 7,7 kg canlı ağırlığa karşılık gelir.
Ölü ağırlığını adetle birlikte tutmanın nedeni, kaybın biyomasa etkisini görmektir. Ölen balıklar o güne kadar yem yemiştir ve bu yem hasada dönüşmez; bu yüzden ölü ağırlığı biyomas ve FCR hesabını yorumlamak için de gereklidir.
Ölü kaydı nasıl tutulmalı?
FAO'nun küçük ölçekli alabalık yetiştiriciliği rehberi, ölülerin toplanmasını her gün yapılması gereken bir iş olarak tanımlar ve toplanan ölülerin sayısının ve ağırlığının stok ve ölüm defterine yazılmasını önerir. Defterde her gün ayrı bir satıra yazılır; o gün hiçbir hareket olmadıysa satır atlanabilir. Kaydı kafes bazında tutmak, sorunun hangi birimde başladığını gösterir.
- Tarih ve kafes: ölünün hangi gün, hangi birimden toplandığı.
- Ölü adedi: tahminle değil, sayılarak.
- Ölü ağırlığı: tartıldıysa tartım; tartılmadıysa adet × o günkü ortalama gramaj.
- Gözlenen belirtiler: FAO'nun alabalık bilgi sayfasındaki hastalık tablosunda geçen iştah kaybı, yüzgeçlerde kızarıklık, düzensiz yüzme, gözlerde dışa fırlama, solgun solungaç, deride lekelenme ya da kararma gibi işaretler.
- Bağlam: o gün yapılan boylama, nakil, ağ değişimi ya da tedavi; ölçtüyseniz su sıcaklığı ve çözünmüş oksijen.
- İmha: ölülerin nasıl ve nerede bertaraf edildiği.
Kaydı sonraya bırakmayın. FAO'nun eğitim kılavuzu, yapılan her işin ve ilgili verinin mümkünse yerinde ve hemen not edilmesini, sonraya bırakmanın hatalı kayda yol açtığını vurgular. Belirtiler tanı yerine geçmez; ama veteriner hekimin ilk soracağı şey, hangi kafeste ne zaman ne görüldüğüdür.
Akuantis Çiftlik'te ölü adedi, mühendisin her kafes için yaptığı Günlük Giriş'le kaydedilir ve kafesin adedinden düşülür; ölü ağırlığı o günkü gramajla hesaplanır. Böylece günün biyoması, ölüler düşüldükten sonra kalan adetle bulunur.
Ölüler ne sıklıkla toplanmalı ve nasıl imha edilmeli?
FAO'nun alabalık rehberi ölü toplamayı günlük iş sayar. FAO'nun Avrupa levreği bilgi sayfası ise deniz kafeslerinde ölü ve ölmek üzere olan balıkların dalgıçlar tarafından genellikle haftada bir, sorun çıkan dönemlerde tercihen her gün toplandığını yazar. Ölülerin kafeste bekletilmemesi hem sayımın doğruluğu hem biyogüvenlik içindir.
Türkiye'de Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetmeliği'nin 21. maddesi, işletmelerdeki ölü balıkların düzenli olarak toplanıp yakılmasını ya da kireçli çukurlara gömülerek imha edilmesini öngörür. Aynı madde, tesiste bir hastalık kuşkusu ya da bulgusu ortaya çıktığında durumun en kısa zamanda tesisin bulunduğu il müdürlüğüne dilekçeyle bildirilmesini zorunlu tutar.
Ölü toplamada kullandığınız kepçe, kova ve ağları kafesler arasında temizlemeden dolaştırmayın. FAO'nun alabalık bilgi sayfası korunmayı en önemli önlem olarak görür ve kuluçkahane hijyeni için girişlerin kısıtlanmasını, dezenfektanlı ayak banyolarını ve ekipmanın dezenfekte edilmesini sayar; bunlar hassas balıkların hastalık etkenleriyle temasını azaltır.
Ölümdeki ani artış nasıl fark edilir?
Her tür, dönem ve tesis için geçerli tek bir "normal ölüm" eşiği yoktur. Türkiye'deki su hayvanları sağlığı yönetmeliği de "artan ölüm oranı"nı, belirli bir çiftlik için hüküm süren koşullarda yetkili otorite ile işletme sahibinin birlikte kararlaştırdığı, normal sayılan düzeyin kayda değer ölçüde üzerinde seyreden açıklanamamış ölümler olarak tanımlar. Yani ölçüt, sizin tesisinizin kendi normalidir.
Kıyas oranı = bugünkü günlük ölüm oranı ÷ önceki 7 günün ortalama günlük ölüm oranı
- Oran 1 civarındaysa gün olağan seyrindedir; 1'in belirgin biçimde üstüne çıkması incelemeye değer bir sinyaldir.
- Ortalamaya bugünü katmayın; aksi hâlde artış kendi ortalamasını yükseltir ve gizlenir.
Örnek kafeste 15. günden önceki 7 günde toplanan ölüler 34, 29, 31, 36, 30, 28 ve 32 adettir; ortalama günde yaklaşık 31 balık, yani %0,08 eder. Buna göre 15. gündeki %0,13, ortalamanın yaklaşık 1,7 katıdır. Tek bir gün yalnız bir sinyaldir; oran ertesi gün de yüksek kalıyorsa ve boylama ya da nakil gibi bilinen bir nedeni yoksa kafesi yakından inceleyin.
- Adet yerine oranı karşılaştırın; stok azaldıkça aynı ölü sayısı daha yüksek bir oran demektir.
- Ölü sayısı çok düşükken kıyas oranı yanıltabilir: günde 1 ölüden 2 ölüye çıkmak "iki kat" görünür. Oranı ölü adediyle birlikte okuyun.
- Aynı gün birkaç kafeste birden artış varsa ortak bir neden arayın: su kaynağı, sıcaklık ya da o gün hepsinde yapılan bir iş.
- Boylama ya da nakil sonrası ölümleri ayrı not edin; nedeni bilinen ölümleri açıklanamayanlardan ayrı izleyin.
Bildirim yükümlülüğünü de unutmayın. Su Hayvanlarının Sağlık Koşulları ile Hastalıklarına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği'nin 40. maddesine göre, yetiştiriciliği yapılan su hayvanları arasında ölüm oranı giderek artıyorsa ölümler daha ileri inceleme için gecikmeden yetkili otoriteye ya da özel bir veteriner hekime bildirilmelidir.
Alabalıkta hangi yaşama oranı beklenir?
Kaynaklarda tür ve dönem belirtilerek verilmiş değerler vardır. FAO'nun küçük ölçekli gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliği rehberi, üretim aşamaları için aşağıdaki yaşama oranlarını verir.
| Üretim aşaması | Yaşama oranı | Aşamadaki ölüm |
|---|---|---|
| Gözlü yumurta üretimi | %90–95 | %5–10 |
| Yavru üretimi (yaklaşık 2 g'a kadar) | %90–95 | %5–10 |
| Parmak boy üretimi (yaklaşık 25 g'a kadar) | %90–95 | %5–10 |
| Porsiyonluk balık üretimi (en az 250 g) | %95–98 | %2–5 |
| Yumurtadan çıkıştan porsiyonluk boya toplam | yaklaşık %75 kabul edilebilir | yaklaşık %25 |
Bu tablo bir eşik değil, kıyas noktasıdır. Aynı tür ve aynı aşama için en iyi referansınız, kendi kafeslerinizin geçmiş dönemlerdeki kümülatif ölüm oranlarıdır.
Türkiye'de ölüm kaydı tutmak zorunlu mu?
Evet. 31 Ocak 2012 tarihli ve 28190 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Su Hayvanlarının Sağlık Koşulları ile Hastalıklarına Karşı Korunma ve Mücadele Yönetmeliği'nin 10. maddesi, su ürünleri yetiştiricilik işletmelerini üç şeyin kaydını tutmakla yükümlü kılar: çiftlik içindeki ve dışındaki bütün hayvan hareketleri, üretim tipiyle bağlantılı her epidemiyolojik birimdeki ölüm oranları ve risk tabanlı hayvan sağlığı gözetim programının sonuçları.
Yönetmelik epidemiyolojik birimi, aynı su ortamını paylaştıkları ya da yönetim uygulamaları nedeniyle bir hastalık etkenine yaklaşık aynı risk altında bulunan su hayvanı grubu olarak tanımlar. Aynı yönetmelik işletmelere iyi hijyen uygulamaları yükümlülüğü getirir (madde 11). Yetkili otoritenin yürüttüğü gözetim programı da ölüm oranındaki artışları tespit etmeyi amaçlar (madde 12).



